28 Temmuz 2022 Perşembe

SIRA DIŞI BİR AŞK MASALI “MARRY ME”

 


MODERN BİR AŞK HİKAYESİ

Universal Pictures ve Perfect World Pictures işbirliğiyle beyazperdeye gelen ‘’Evlen Benimle’’, başrolünü Dünyaca ünlü süper Star Jennifer Lopez ve Oscar adayı Amerikalı aktör Owen Wilson’ın paylaştığı eğlenceli bir romantik-komedi. Aniden evlenen iki yabancının sıra dışı ve bir o kadar eğlenceli hikayesini konu alan yapım; Bobby Crosby ve Remy "Eisu Mokhtar’ın aynı adlı ‘’Keenspot webcomic’’ grafik roman serisine dayanıyor. Ayrıca yapımda Grammy ödüllü Küresel Latin müzik yıldızı Maluma da yer alıyor ve orijinal şarkılarıyla eşlik ediyor. Bir başka detay ise Jennifer Lopez’in, ilk defa bir film için albüm yapması ve ilk kez bir filmde kendi müziğini sergilemesi. Bestelenen her şarkının, karakterlerin yolculuklarına katkıda bulunan duygusal bir derinliği ve hikaye içerisinde bir amacı bulunuyor. Bu anlamda, müzik süpervizörü Robin Urdang ve efsanevi besteci John Debney’nin çalışmaları filmin müziklerini klasik romantik komedi şarkılarının zirvesine taşıyor. Filmdeki unutulmaz performansları yaratmak için, Lopez’in on yıldan fazladır yaratıcı direktörü ve koreografı olan Tabitha Dumo (Lopez’in 2020 ‘Super Bowl’ devre arası konserinde de aynı kapasiteyle çalışan) tarafından koreografisi yapıldı ve etkileyici konser sahneleri ise, Lopez’in çok sayıda kendi üst düzey dansçılarının katılımıyla gerçekleşti. Marry Me filmi, sosyal medyanın takipçi ve paylaşım kavramlarıyla, beğeni algılarını değiştirdiği ve güzellik normlarını alt üst edip her şeyi sanallaştırdığı günümüz dünyasına dair eleştiride bulunuyor. İzleyiciye gerçek aşk arayan farklı dünyalara ait iki insanın, aralarındaki mesafeyi sevgi sayesinde ortak bir köprü oluşturup, dünyaya bambaşka bir pencereden bakmalarını anlatıyor.



FİLMİN KONUSU

Müziğin süper yıldızları Kat Valdez (Lopez) ve Bastian (Maluma), yeni hit single’ı “Evlen Benimle” listelerde yükselirken birçok platformda yayınlanacak olan bir törenle, hayranlarından oluşan bir izleyici topluluğu önünde evleneceklerdir. Boşanmış lise matematik öğretmeni Charlie Gilbert (Wilson), kızı ve en yakın dostu Parker tarafından konsere zorla götürülür. Kat, törenden önce Bastian’ın kendisini aldattığını öğrenince sahnede yaşadığı bir sinir krizi sonrasında hayatı değişir ve kalabalığın içerisinde gördüğü ilk kişi olan Charlie’yle çılgınca bir karar verip evlenmeyi seçer.

Yönetmen koltuğunda Kat Coiro’nun oturduğu filmin oyuncuları arasında; Jennifer Lopez, Owen Wilson, Maluma, John Bradley, Sarah Silverman, Chloe Coleman, Michelle Buteau, Khalil Middleton, Kat Cunning, Taliyah Whitaker, Diego Lucano ve Scarlett Earls yer alıyor.



EVLEN BENİMLE’NİN SİNEMATOGRAFİSİ

Kat Valdez karakterinin sahne performansları, Jennifer Lopez’in muazzam konserleri gibi orijinal olmasını sağlamak için Alman görüntü yönetmeni Florian Ballhaus, Lopez’in kendi sahne gösterileri için kullandığı ekibe başvurmuş. Ballhaus şunları söylüyor; “O performansların olabildiğince gerçek hissedilmesi için bütün ekibine ulaştık. Işık, koreograflar, tasarımcılar. Bize sahneyi onunki gibi nasıl ışıklandıracağımızı gösterdiler. Kendimiz asla yapamazdık.”

Konser sahneleri tamamlandığında yapımcılar, Kat Valdez’in parıltılı dünyasıyla Charlie Gilbert karakterinin daha gerçekçi hayatı arasındaki keskin zıtlığı yaratmaları için çalışmışlar. Bu noktada multimedya kısmı için, Kat karakterinin yapay bir dünyaya sahip olduğunu göstermek için sürekli izlendiğini ve kaydedildiği gösterilmiş ve ayrıca bu görüntülerinden çok fazla kullanarak mix medya duygusunu, her şeyin gözlendiğini ve Charlie’nin dünyası kadar doğal olmadığını aktarmaya çalışılmış. Charlie karakterinin bunun tamamen zıt bir dünyada yaşadığını göstermek için ise, daha eski anamorfik lensler kullanılmış. Bu da Kat karakterinin daha modern ve dijital dünyasının aksine, sıcak ve romantik bir duygu sağlamış.




EVLEN BENİMLE’NİN SİNEMATOGRAFİSİ

Kat Valdez karakterinin sahne performansları, Jennifer Lopez’in muazzam konserleri gibi orijinal olmasını sağlamak için Alman görüntü yönetmeni Florian Ballhaus, Lopez’in kendi sahne gösterileri için kullandığı ekibe başvurmuş. Ballhaus şunları söylüyor; “O performansların olabildiğince gerçek hissedilmesi için bütün ekibine ulaştık. Işık, koreograflar, tasarımcılar. Bize sahneyi onunki gibi nasıl ışıklandıracağımızı gösterdiler. Kendimiz asla yapamazdık.”

Konser sahneleri tamamlandığında yapımcılar, Kat Valdez’in parıltılı dünyasıyla Charlie Gilbert karakterinin daha gerçekçi hayatı arasındaki keskin zıtlığı yaratmaları için çalışmışlar. Bu noktada multimedya kısmı için, Kat karakterinin yapay bir dünyaya sahip olduğunu göstermek için sürekli izlendiğini ve kaydedildiği gösterilmiş ve ayrıca bu görüntülerinden çok fazla kullanarak mix medya duygusunu, her şeyin gözlendiğini ve Charlie’nin dünyası kadar doğal olmadığını aktarmaya çalışılmış. Charlie karakterinin bunun tamamen zıt bir dünyada yaşadığını göstermek için ise, daha eski anamorfik lensler kullanılmış. Bu da Kat karakterinin daha modern ve dijital dünyasının aksine, sıcak ve romantik bir duygu sağlamış.




RENK PALETİNDEKİ DEĞİŞİM

Filmin başında sahne dışındaki görünümü şık ve tek renkli olan Kat Valdez karakterinin kıyafetleri, Charlie ile tanıştıktan sonra bir değişime uğruyor ve renk paletinin de değiştiği görülüyor. Charlie’yle bir araya geldiğinde savunmasını bırakmaya başladıktan sonra kıyafetleri de içsel değişimini yansıtıyor. Âşık olmaya başladıktan sonra, karakterin giydiği kumaşlar daha yumuşak, renkler daha soft oluyor. Ayrıca Charlie’nin dünyası Kat’in dünyası ile bütünleşiyor ve siyah beyazlardan uzaklaşıp kaşmirlere, pembelere ve açık mavilere geçiş oluyor.



 

EVLEN BENİMLE

İzleyiciye şöhret, moda, evlilik ve sosyal medya hakkında modern bir aşk hikayesi sunan ‘’Marry Me’’; müzik, romantik ve komedi türü severlerin kaçırmaması gereken eğlenceli bir yapım.

İyi Seyirler Dilerim

EFE TEKSOY

 


AN EXTRAORDINARY LOVE TALE “MARRY ME"

 

 

 

A MODERN LOVE STORY

Coming to the big screen in collaboration with Universal Pictures and Perfect World Pictures, Marry Me is an entertaining romantic-comedy starring world-famous superstar Jennifer Lopez and Oscar-nominated American actor Owen Wilson. The production, which is about the extraordinary and entertaining story of two strangers who got married suddenly; Based on the Keenspot webcomic-graphic novel series of the same name by Bobby Crosby and Remy "Eisu Mokhtar. Also in the production is Grammy-winning Global Latin music star Maluma, who also accompanies the film with his original songs. Another detail is that Jennifer Lopez is making an album for a movie for the first time and performing her own music in a movie for the first time. Each song composed has an emotional depth and a purpose within the story that contributes to the journeys of the characters. In this sense, the work of music supervisor Robin Urdang and legendary composer John Debney elevate the film's soundtrack to the pinnacle of classic romantic comedy songs. To create the memorable performances in the film, it was choreographed by Tabitha Dumo (who also worked in a similar capacity at Lopez's 2020 Super Bowl Halftime concert) who has been Lopez's creative director and choreographer for over a decade. And the impressive concert stages were made with the support and participation of many of Lopez's own top dancers. The movie Marry Me criticizes today's world, where social media changes the perceptions of likes with the concepts of followers and sharing, and turns beauty norms upside down and virtualizes everything. It tells the audience that two people from different worlds, who are looking for true love, create a common bridge between them thanks to love and look at the world from a completely different window.




TOPIC OF FILM

Music superstars Kat Valdez (Lopez) and Bastian (Maluma) are getting married in a ceremony that will be broadcast on social media as they new hit single "Marry Me" is topping the charts. Divorced high school math teacher Charlie Gilbert (Wilson) is forcibly taken to the concert by his daughter and best friend Parker. When Kat learns that Bastian cheated on her before the ceremony, her life changes after a nervous breakdown on stage and she makes the crazy decision to marry Charlie, the first person she sees in the crowd

Stars; Jennifer Lopez, Owen Wilson, Maluma, John Bradley, Sarah Silverman, Chloe Coleman, Michelle Buteau, Khalil Middleton, Kat Cunning, Taliyah Whitaker, Diego Lucano and Scarlett Earls.



CINEMATOGRAPHY OF MARRY ME

To ensure that Kat Valdez's stage performances are as original as Jennifer Lopez's massive concerts, German cinematographer Florian Ballhaus turned to the team Lopez used for his own stage shows. Ballhaus says: “We reached out to the whole team to make those performances feel as real as possible. Light, choreographers, designers. They showed us how to light the stage like his. We couldn't have done it ourselves." When the concert scenes were completed, the producers worked to create the stark contrast between Kat Valdez's glittering world and the more realistic life of Charlie Gilbert's character. At this point, for the multimedia part, it has been shown that the character of Kat is constantly watched and recorded to show that she has an artificial world, and also using too much of her images to convey the sense of mix media, that everything is observed and that it is not as natural as Charlie's world. Older anamorphic lenses are used to show that the character Charlie lives in a completely opposite world. This provided a warm and romantic feeling, in contrast to the more modern and digital world of Kat character.



COSTUME DESIGN AND THE BRIDAL OF THE CENTURY

American costume designer Caroline Duncan, known for Servant, Old, Showtime's long-running series The Affair and Netflix's When They See Us, has prepared 45 different dazzling dresses for Lopez to display. The custom-made wedding dress, called the wedding dress of the century, was designed by the famous Lebanese fashion designer Zuhair Murad and was personally chosen by Jennifer Lopez after seeing it on the runway. One of the features of the 95-pound wedding dress, consisting of eight layers of fabric and five layers of tulle carried by five people, is that it is not white and is rose gold with a lot of metallics.



MARRY ME

Marry Me, which presents the audience with a modern love story about fame, fashion, marriage and social media; It is a fun production that music, romance and comedy lovers should not miss.

EFE TEKSOY


DAVID CORNENBERG’TEN FÜTÜRİSTİK BİR KORKU FİLMİ “CRIMES OF THE FUTURE”


 

SANATIN ANESTEZİSİ

“Beden Korkusu” (Body-Horror) janrının maestrosu olarak anılan usta yönetmen David Cronenberg, Dünya prömiyerini 75. Cannes Film Festivali’nde gerçekleştiren ‘’Crimes of the Future’’ filmiyle korku sinemasına adeta göktaşı gibi bir giriş yaptı. Sekiz yıl aradan sonra çektiği bu ilk uzun metraj fütüristtik gerilim filminde Cronenberg; biomedical, transhümanizm, eco-horror ve biyo-organik korku alt türlerinde geçiş yapıyor. Açılış sekansında Antik Yunan-Roma Mitolojisinden bir tragedyayla karşılaştığımız film bizlere; yakın gelecekte insanların fiziksel acıya duyarsızlaştığı ve bedenleri üzerinde yapılan korkunç ameliyatlardan zevk aldığı Hedonist bir çağı anlatıyor. İngiliz filozof ve transhümanist David Pearce; Hazcılık İlkesi (The Hedonistic Imperative) adlı kitabında da, gelecek bin yıl içerisinde nanoteknoloji ve genetik mühendisliği sayesinde acının biyolojik koşullarının ortadan kalkacağı ve fiziksel acının insan hayatından çıkacağı arınmış bir geleceği tasvir eder. Öte yandan yönetmen bununla da sınırlı kalmıyor ve bu durumu, performans öznesi ve sanat biçimi olarak yorumlayan sanatçıları da hikâyenin merkezine yerleştiriyor. Böylece Franz Kafka’nın ‘Açlık Sanatçısı ve Ceza Sömürgesi’ adlı sembolik ve alegorik anlamlar içeren anlatıları ışığında Kafkaesk imgeler ortaya çıkıyor. Cronenberg’in 1999 yapımı eXistenZ'den beri ilk orijinal senaryosuyla karşılaştığımız bu Art House yapımda, cinsiyetçi güzellik normlarını alt üst eden ve sorgulatan bir yapıyla karşı karşıyayız. Bu filmde de yine klasik Cronenberg sinemasının tüm korku simgelerini ve olgularını detaylı ve çarpıcı imajlar üzerinden görüyoruz. İlaveten modern felsefenin önde gelen düşünürlerinden gösterge yorumcusu ve sinema sanatını bir felsefe yaratımı olarak ele alan ilk sinema filozofu Gilles Deleuze, sinema sanatını irdelediği çalışması ‘’Sinema-I: Hareket-İmge’’ adlı eserinde sinemanın düşünce imgesini dile getiren bir yaratım tekniği olduğunu ve bu yaratımın da ‘İmge’ olduğunu belirtir. Filmde de yönetmen David Cronenberg’in, zihninde yarattığı imgeyi muhteşem bir görsel atmosfer eşliğinde beyazperdeye aktardığını görmekteyiz. Öyle ki öyküde, Epistemolojik Düzey ile Ontolojik Seviye (bilgi felsefesi ile varlık felsefesi) çerçevesinde iki disiplinin müşterek yürüdüğünü görüyoruz.

Bir diğer ayrıntı ise, filmde gösterilen yakın geleceğin dünyasında iletişim ve ilişkinin farklılaşması ve değişime uğramasıdır. Lacan etkisinin hâkim olduğu ‘Ljubliana Psikanaliz Ekolü’nün kurucularından Sloven filozof ve sosyal teorisyen Alenka Zupančič, ‘’Cinsellik Nedir?’’ adlı eserinde bu konuya değinir. Ve çalışmalarında psikanaliz ve Kıta felsefesine odaklanan filozof ‘’Zupančič’’ kitabında Yeni Düzen ve Yeni İnsan mühendisliği mekanizmasının ilişkisizliği ortaya çıkardığını söyler.



FİLMİN KONUSU

Teknoloji devriminin egemen olduğu yakın gelecekte insanoğlu, geçirdiği biyolojik farklılaşmayla etraflarındaki sentetik dünyaya uyum sağlamaktadır. Hızlanmış Evrim Sendromu adlı bir hastalıktan mustarip olan performans sanatçısı Saul Tenser, iş ortağı Caprice’in yardımıyla bu farklılaşmayı Avangard performansa dönüştürür ve halka açık bir şekilde sergiler.

Oyuncu kadrosunda; Altın Küre'ye ve Oscar'a aday gösterilmiş Danimarka asıllı Amerikalı aktör Viggo Mortensen, ünlü Fransız manken ve oyuncu Léa Seydoux, Oscar adaylığı bulunan BAFTA ve César Ödüllü Amerikalı aktris Kristen Stewart, Scott Speedman, Sozos Sotiris, Lihi Kornowski, Don McKellar, Nadia Litz, Tanaya Beatty, Welket Bungué, Ephie Kantza, Penelope Tsilika ve Denise Capezza yer alıyor.



DETAYLAR

-David Cronenberg ’in bu filmi, otuz beş yıldır kız kardeşi Denise Cronenberg'in kostüm tasarımcısı olarak hizmet vermediği ilk yapımı.  Cronenberg, kardeşi Denise’i 2020 yazında kaybetti.

-Kristen Stewart, Timlin rolünde Natalie Portman'ın yerini aldı.

-Film bestecisi Howard Shore, 1979 yapımı 'The Brood' filminde çalıştığından beri David Cronenberg ile on sekizinci işbirliği.

-Bu film David Cronenberg'in 23 yıl önce çektiği eXistenZ’den (1999) bu yana korku ve bilimkurgu türlerine dönüşüne işaret ediyor.




TEKNOLOJİK VE EVRİMSEL DÜNYA

Yapımda tasvir edilen geleceğin teknolojik evrimsel dünyasında, doğal yiyeceklerden ziyade yapay-sentetik besinlerin revaçta olduğunu görüyoruz. Yapısalcı antropolojinin en büyük ismi olan Fransız antropolog ve etnolog Claude Lévi-Strauss, yiyeceğin düşüncenin gıdası olduğunu belirtir. Bu da bize plastik yiyeceklerin yendiği Crimes of the Future dünyasının, aslında muğlak ve belirsizliğe açılan bir anti-ütopik dünyayı tasvir ettiğini gösteriyor. Ayrıca filmde gösterilen farklı besinlerde, sosyal hayattaki egemen katmanlar açısından büyük bir önem taşıyor. Hikâyede hayat-ölüm (organik-inorganik, canlı-cansız) mefhumuna ilişkin unsurlar aktarılırken, ölüm dürtüsü de bu öğeler arasında yer alıyor. Psikanalistlere baktığımızda ölüm itkisi kavramını derinlemesine irdeledikleri görülür. Şöyle ki; Sigmund Freud, cansız olana geri dönüş içgüdüsü olarak yorumlar. Slavoj Žižek ise, ‘’Organizmanın gerilim halini durmadan tekrarlama yönündeki ısrarıdır’’ der. Ve Jacques Lacan’da, her dürtünün esas itibarıyla ölüm dürtüsü olduğunu belirtir. Yapımda bu içgüdü, karakterler üzerinden izleyiciye gösterilmektedir. Özellikle Saul Tenser karakterinin siyah cübbe ile örtünmesi, Deleuze’ün ölüm içgüdüsünün; maske ve kostümlerle ilişki içinde anlaşılacağı sözlerini akla getiriyor. Filmde korku-gerilim öğeleri ve vahşi-kanlı sahneler fazlasıyla yoğun, bu nedenle her izleyiciye hitap etmediğini söylemekte fayda var.

İyi Seyirler Dilerim

EFE TEKSOY


A FUTURISTIC HORROR MOVIE FROM DAVID CRONENBERG: “CRIMES OF THE FUTURE”

 


 

ANESTHESIA OF ART

Known as the maestro of the Body-Horror genre, master director David Cronenberg made a meteoric entry into horror cinema with his movie Crimes of the Future, which had its world premiere at the 75th Cannes Film Festival. In this first feature-length  he shot after eight years, Cronenberg; biomedical offers a futuristic-thriller of transhumanism, eco-horror and bio-organic horror subgenres. In the opening sequence, we encounter a tragedy from Antique Greek-Rome Mythology, and It tells us about a hedonistic era in the near future where people became desensitized to physical pain and enjoyed the horrific surgeries on their bodies. Similary, British philosopher and transhumanist David Pearce; in his book The Hedonistic Imperative, he describes a purified future in which, within the next millennium, the biological conditions of pain will disappear and physical pain will be removed from human life, thanks to nanotechnology and genetic engineering. On the other hand, the director is not limited to this, and places the artists who interpret this situation as a performance subject and art form at the center of the story. Thus, Kafkaesque images emerge in the light of Franz Kafka's A Hunger Artist and In the Penal Colony, which includes symbolic and allegorical meanings. In this arthouse production, where we encounter Cronenberg's first original script since 1999's eXistenZ, we are faced with a structure that turns the sexist beauty norms upside down and questions them. In this movie, we see all the horror symbols and phenomena of again the classic Cronenberg cinema through detailed and striking images. In addition Gilles Deleuze, one of the leading thinkers of modern philosophy, a semiotic interpreter and the first cinema philosopher to consider the art of cinema as a philosophical creation, in his book "Cinema-I: The Movement-Image", states that cinema is a creation technique that expresses the image of thought says and indicates that this creation is also an 'Image'.  In the movie, we see that director David Cronenberg transfers the image he created in his mind to the silver screen with a magnificent visual atmosphere. So much so that, in the story, we see that two disciplines work together within the framework of the epistemological level and the ontological level (philosophy of knowledge and philosophy of being). Another detail is the differentiation and change of communication and relationship in the world of the near future shown in the film. One of the founders of the Ljubljana School of Psychoanalysis dominated by Lacanian influence Slovenian philosopher and social theorist Alenka Zupančič, What is Sex? She talks about this in her book.  And philosopher Zupančič, whose work focuses on psychoanalysis and Continental philosophy; In her book, she says that the New Order and New Human engineering mechanism reveals the unrelationship.



TOPIC OF FILM

In the near future dominated by the technology revolution, human beings adapt to the synthetic world around them with their biological differentiation. Suffering from a disease called Accelerated Evolution syndrome, performance artist Saul Tenser, with the help of his business partner Caprice, transforms this differentiation into avant-garde performance and showcases it publicly.

Stars; Viggo Mortensen, Léa Seydoux, Kristen Stewart, Scott Speedman, Sozos Sotiris, Lihi Kornowski, Don McKellar, Nadia Litz, Tanaya Beatty, Welket Bungué, Ephie Kantza, Penelope Tsilika and Denise Capezza.



DETAILS

-David Cronenberg's first film in thirty-five years not to have his sister Denise Cronenberg serve as costume design. Denise passed away in summer 2020.

- Kristen Stewart replaced Natalie Portman in the role of Timlin.

This film marks David Cronenberg's return to the genres of horror and sci-fi since eXistenZ (1999), made 23 years earlier.

- Film composer Howard Shore's eighteenth collaboration with David Cronenberg since he worked on the 1979 film 'The Brood'.



 

TECHNOLOGICAL AND EVOLUTIONARY WORLD

In the technological evolutionary world of the future depicted in the production, we see that artificial-synthetic foods are more popular than natural foods. French anthropologist and ethnologist Claude Lévi-Strauss, the greatest name of structuralist anthropology, states that food is the food of thought. This shows us that; The world of Crimes of the Future, where plastic food is eaten, actually depicts an anti-utopian world that is vague and open to uncertainty. In addition, the different foods shown in the film are of great importance for the dominant layers in social life. While the elements related to the concept of life-death (organic-inorganic, animate-inanimate) are conveyed in the story, the death instinct is among these elements. When we look at psychoanalysts, it is seen that they examine the concept of death drive in depth. Sigmund Freud, interprets it as an instinct to return to the inanimate. Slavoj Žižek, on the other hand, says it is the insistence of the organism to repeat the state of tension without stopping. And in Jacques Lacan, he states that every drive is essentially the death drive. In the production, this instinct is shown to the audience through the characters. In particular, the fact that the character of Saul Tenser is covered with a black robe brings to mind the words that Deleuze's death instinct can be understood in relation to masks and costumes. Horror-thriller elements and wild-bloody scenes are extremely intense in this production, so it is worth saying that it does not appeal to every audience.

EFE TEKSOY


27 Temmuz 2022 Çarşamba

STAR WARS EVRENİNE GÖRKEMLİ VE NOSTALJİK BİR DOKUNUŞ “OBI-WAN KENOBI”

 


EFSANE CANLANIYOR

Hayranlarının uzun zamandır merakla beklediği Obi-Wan Kenobi, büyük bir PR çalışması ve yüksek bütçeli bir reklam kampanyasıyla Disney+ platformuna gösterişli bir giriş yaptı. Her bölümüne 25 milyon dolar ayrılan dizinin başrolünü; George Lucas tarafından yazılan ve yönetilen epik uzay-opera film serisi Star Wars Prequel Üçlemesi’nin efsane oyuncuları Ewan McGregor ve Hayden Christensen paylaşıyor. Ayrıca Darth Vader karakterini, 1977 yılındaki ilk filmden bu yana seslendiren ve artık sesi karakterle adeta özdeşleşen Akademi Onur Ödülü sahibi usta ses sanatçısı James Earl Jones hayat veriyor. Serinin hayranlarını heyecanlandıran bir başka heyecan verici sürpriz detay daha bulunuyor. Star Wars’ın klasikleşmiş hale gelen müziklerini besteleyip-yöneten modern çağın en büyük senfonik film müziği bestecisi olarak anılan John Williams, devam üçlemesi sona erdikten sonra Yıldız Savaşları’nın müziklerini bestelemekten emekli olmuştu. Ancak Steven Spielberg’in ortaklarından yapımcı ve LucasFilm şirketinin başkanı Kathleen Kennedy’nin temasa geçmesi sonrasında göreve geri döndü ve Los Angeles Orkestrasıyla sıkı güvenlik önlemleri altında kayıt yaparak hafızalara kazınacak unutulmaz müzikal imzasını bir kez daha attı. 2005 yapımı Yıldız Savaşları: Bölüm III - Sith'in İntikamı’nda gerçekleşen olaylardan tam 10 yıl sonrasını konu alan mini dizi; Jedi Obi-Wan Kenobi’ye ve karanlık tarafa geçen öğrencisi Anakin Skywalker’a yani Darth Vader’a odaklanıyor. Böylece yıllardan beri süregelen pek çok soru işareti de bu seriyle birlikte cevaba kavuşuyor.




DİZİNİN KONUSU

Geçmişte yaşadığı trajedilerden sonra güçle arasına mesafe koyan Jedi Obi-Wan Kenobi, Tatooine adlı çöl gezegeninde sürgün olarak yaşamını sürdürmektedir. Eski Padawan’ı yani öğrencisi Anakin Skywalker, karanlık tarafa geçtikten sonra Darth Vader olarak anılan güçlü Sith Lorduna dönüşür ve Obi-Wan’ın peşine Jedi avcıları gönderir. Jedi ustası Obi Wan, karanlık tarafa geçen Anakin Skywalker’ın çocukları Luke ve Leia’yı korumak için bir kez daha eski öğrencisiyle yüzleşecektir.

Oyuncu kadrosunda; Ewan McGregor, Hayden Christensen, Vivien Lyra Blair, Moses Ingram, Sung Kang, Indira Varma, Rupert Friend, Rya Kihlstedt, Kumail Nanjiani ve Maya Erskine yer alıyor.



DETAYLAR

-2. bölümde Obi Wan'a baharat veren ve "Ben de bir zamanlar birinin kızıydım" diyen kız, Ewan McGregor'un gerçek hayattaki kızı Esther McGregor’dır.

-Kronolojik olarak bu dizi, 2018 yapımı Han Solo: Bir Star Wars Hikâyesi'nden yaklaşık bir yıl sonrasında geçiyor.

-Ewan McGregorMandalorian dizisini Obi-Wan karakterine hazırlanmak için defalarca izledi.

-Hayden Christensen, 17 yıl aradan sonra ilk kez Darth Vader rolünü yeniden canlandıracağı için inanılmaz heyecanlıydı. Ayrıca bu serileride karakterine ne yapıldığını görmek için Star Wars: The Clone Wars ve Star Wars: Rebels yapımlarını çok kez izleyerek kendisini hazırladı.

-Obi-Wan Kenobi yapımı, Star Wars serisinde prequel ve orijinal üçlemeler arasında geçen ilk live-action olan TV dizisidir.





YENİ BİR UMUT

Klasik Star Wars oyuncularının ve karakterlerinin yanı sıra, seriye bu defa yeni isimler ve figürler de dahil oldu. Örneğin ilk defa live-action olarak gördüğümüz Engizisyoncu/Inquisitorius, Galaktik İmparatorluk tarafından Order 66’dan sağ kalan tüm Jedi ustalarını öldürmeleri için tutulmuş bir suikastçılar grubudur. Ek olarak dizide, Yıldız Savaşları: Bölüm IV - Yeni Bir Umut filmine göndermeler de yer alıyor. Obi- Wan Kenobi karakteri, Luke ve C-3PO'nun Leia'yı kurtarırken kullandığı telsiz cihazını kullanıyor. Ayrıca Kenobi, Yeni Bir Umut filminde görülen Ölüm Yıldızı’ndaki aynı dikkat dağıtma yöntemini kullanıyor. Disney Plus platformunda yayına giren bilim kurgu, aksiyon ve macera türlerindeki Obi-Wan Kenobi, Star Wars hayranlarının beğeniyle izleyeceği 6 bölümlük bir mini-dizi.

İyi Seyirler Dilerim

EFE TEKSOY


A NOSTALGIC AND GLORIOUS TOUCH TO THE STAR WARS UNIVERSE “OBI-WAN KENOBI”

 

THE LEGEND COMES TO LIFE

Long awaited by fans, Obi-Wan Kenobi made a flamboyant coming on the Disney+ platform with a massive PR effort and a high-budget ad campaign. Ewan McGregor and Hayden Christensen, the legendary actors of the Star Wars Prequel Trilogy, share the lead roles in the series, each episode of which is allocated $ 25 million. In addition, the character of Darth Vader is voiced by Academy Honorary Award-winning master voice actor James Earl Jones. There is another exciting surprise detail that excites the fans of the series. John Williams, known as the greatest symphonic soundtrack composer of the modern era, who composed and directed the classic music of Star Wars, retired from composing the music for Star Wars after the sequel trilogy came to an end. However, after the contact of producer Kathleen Kennedy, one of Steven Spielberg's co-producer and the president of LucasFilm, he returned to duty and recorded with the Los Angeles Orchestra under tight security measures and once again his unforgettable musical signature. This Mini-series, focuses on Jedi Obi-Wan Kenobi and his student, Anakin Skywalker aka Darth Vader, who has turned to the dark side. It also takes place exactly 10 years after the events of the 2005 movie Star Wars: Episode III - Revenge of the Sith. Thus, many question marks that have been going on for years are answered with this series.




TOPIC OF SERIES

Jedi Obi-Wan Kenobi, who distanced himself from the power after his past tragedies, lives in exile on the desert planet Tatooine. His former student, as known his padawan Anakin Skywalker, turns into the mighty Sith Lord known as Darth Vader after he turns to the dark side and sends Jedi hunters after Obi-Wan. Jedi master Obi Wan; to protect Luke and Leia, He will once again face the Dark Sith Lord Anakin Skywalker, his former disciple.

Stars; Ewan McGregor, Hayden Christensen, Vivien Lyra Blair, Moses Ingram, Sung Kang, Indira Varma, Rupert Friend, Rya Kihlstedt, Kumail Nanjiani and Maya Erskine.



DETAILS

-The girl who gives Obi Wan spice in Episode 2 and says "I was somebody's daughter once too" is Ewan McGregor's real life daughter Esther McGregor.

-Chronologically, this is set a year after Solo: A Star Wars Story (2018)

- Ewan McGregor watched The Mandalorian to prepare for the character of Obi-Wan.

-Hayden Christensen was incredibly excited to reprise his role as Darth Vader for the first time in 17 years. He also took things a step further on refreshing himself on the franchise by watching both The Clone Wars and Star Wars Rebels to see what was done with his character in those shows.

-The Obi-Wan Kenobi production, is the first live-action TV series in the Star Wars franchise to take place between the prequel and the original trilogy.



 

A NEW HOPE

In addition to the classic Star Wars actors and characters, new names and figures have been included in the series this time. For example, the Inquisitorius, which we see in live-action for the first time, is a group of assassins hired by the Galactic Empire to kill all Jedi masters who survived Order 66. Additionally the series, includes references to the movie Star Wars: Episode IV - A New Hope. And The character Obi-Wan Kenobi uses the radio device Luke and C-3PO's used when rescuing Leia. In addition, Kenobi uses the same method of distraction seen in the movie A New Hope. Obi-Wan Kenobi, in the genres of science fiction, action and adventure, on the Disney Plus platform, is a 6-episode mini-series that Star Wars fans will enjoy.

EFE TEKSOY


25 Temmuz 2022 Pazartesi

GALAKTİK BİR MACERA “THOR: LOVE AND THUNDER”

 


AŞK, KOMEDİ VE MACERA BİR ARADA

185 milyon dolarlık bütçesiyle Thor serisinin dördüncü devam halkası olan ‘’Thor: Love and Thunder’’, ilk hafta sonunda 302 milyon dolarlık yaptığı gişe hasılatıyla Marvel Sinematik Evreni’nin rekor açılış yapan yapımları arasına adını yazdırdı. Gök Gürültüsü Tanrısı Thor (Chris Hemsworth), bu defa şimdiye kadar karşılaştığı hiçbir maceraya benzemeyen bir yolculuğa çıkıyor yani iç huzur yolculuğuna. Ve bu serüvende ona Lady Thor ve dostları eşlik ediyor. Yönetmen koltuğunda Oscar ödülü sahibi Yeni Zelandalı film yapımcısı Taika Waititi’nin oturduğu filmin oyuncu kadrosunda Oscar ödüllü yıldız oyuncular; Natalie Portman, Christian Bale, Matt Damon ve Russell Crowe yer alıyor. Devasa bir görsel efekt ekibinin yüzlerce saat çalışarak ortaya çıkardığı filmde, yeni teknolojiler de kullanıldı. Bunlardan birisi de The Volume teknolojisinin kullanılmasıydı. Oyuncuların 360 ​​derecelik bir dijital Greenscreen ekranına karşı konumlandırılarak çekimlerinin yapıldığı bu teknoloji, Marvel yapımları arasında ilk defa bu filmde kullanıldı. Daha önce Disney’in ‘’The Mandalorian’’ dizisinde kullanılan bu yeni teknoloji için filmin yürütücü yapımcısı Brian Chapek, gerçek dünya ile dijital dünya arasında kusursuz bir etki yarattığını belirtiyor. Filmde Tanrıların evi olan Omnipotence City, en büyük Volume setlerinden biri olarak çekildi. Çekimleri Avustralya-Sidney'deki Fox Studios'ta ve yerel çekimler ise Sidney ve çevresinde, kıtanın güneydoğu kıyısında gerçekleşti.



FİLMİN KONUSU

Thor, Tanrıların yok edilmesini isteyen Gorr the God Butcher (Tanrı Katili Gorr) (Christian Bale) olarak bilinen Galaktik bir katil ile karşılaşır. Bu büyük tehditle mücadele etmek için Thor; Valkyrie (Tessa Thompson), Korg (Taika Waititi) ve şaşırtıcı bir şekilde çekici Mjolnir “Güçlü Thor” olarak kullanan eski kız arkadaşı Jane Foster'ın (Natalie Portman) yardımına başvurur. Hep birlikte, Gorr the God Butcher’ın intikamının gizemini ortaya çıkarmak ve kötülüğü durdurmak için korkunç bir kozmik maceraya atılırlar.



OMNIPOTENCE CITY

Filmin saç departmanı başkanı Luca Vannella, Omnipotence City'de 20'den fazla Tanrı karakteri için 200'den fazla peruk, sayısız saç parçası ve örgü kullandığını söylüyor. Omnipotence City'deki dövüş sırasında, gardiyanlar yaralandığında kırmızı kan değil, altın renginde kan çıkar. Bu, Zeus'un Danae'yi karşılamak ve baştan çıkarmak için altın yağmura dönüştüğü Zeus ve Danae hikâyesine bir göndermedir. Aynı zamanda Mısır Tanrılarının altından başka kanının olmadığı 2016 yapımı Gods of Egypt’e de bir atıftır. Ayrıca Valkyrie'nin gemisinin adı "Aegir". İskandinav mitolojisinde Ægir, deniz Tanrılarından biri olan deniz devi olan bir Jotun'dur. Ayrıca Thor'un yeleği, dokuz küreden oluşan ağaç benzeri bir yapı görüntüsüne sahiptir. Bu, İskandinav mitolojisinde kozmosun ve onun dokuz diyarı birbirine bağladığına inanılan (dokuz alemin tasviri) devasa mitolojik Dünya Ağacı Yggdrasil'in gösterişli bir sunumudur. Bir diğer ayrıntı ise, İskandinav mitolojisinde Tanrı Thor'un arabasını çeken keçiler Toothgrinder ve Toothgnasher filmde bulunmaktadır.



 

GORR THE GOD BUTCHER

Oscar ve Altın Küre ödüllü İngiliz aktör Christian Bale, The Dark Knight serisinden sonra başka bir çizgi roman ya da süper kahraman filmlerinde oynamayı reddetmişti. Ancak çocukları rolü alması için çok ısrar edince filmin Antagonisti Gorr the God Butcher karakteri olarak yer almayı kabul etti. Chris Hemsworth'un gerçek hayattaki karısı Elsa Pataky, filmde Thor’un eski sevgilisi "Kurt Kadın" olarak görülüyor. Ayrıca filmde Gorr'un kızı Love karakterini Chris Hemsworth'un gerçek hayattaki kızı India Rose Hemsworth canlandırıyor.



THOR: LOVE AND THUNDER

Amerikalı çizgi roman sanatçısı Jason Aaron'ın, Thor çizgi romanlarına dayanan filmde (yapımcılarının da söylediği gibi); Yıldırımlar Tanrısı Thor’un fetihlerinin boyutu ne kadar büyük olursa olsun, aslında iç boşluğunun daha da büyük olduğunun altı çiziliyor. Çünkü girdiği her mücadele de sevdiklerinden büyük kayıplar verdiği gösteriliyor. Bu yüzden de aslında kaçtığı şeyin gerçek aşk olduğunu ve bunu zor yoldan tecrübe ettiğini film bizlere anlatıyor. Bu anlamda Slovenyalı filozof ve sosyolog Renata Salecl’in, ‘’Seçme İkilemi’’ ya da ‘’Seçim İdeolojisi’’ kavramı ortaya çıkıyor. Salecl, büyük hayat seçimlerinin sadece alternatif gelecekler yaratmadığını, geçmişimizi de yeniden yorumladığını söyler. Tıpkı geçmişte fetihleri seçen Thor’un, sonradan aşkı seçerek eski sevgilisiyle yeniden bir araya geldiği tercihinde olduğu gibi. Marvel Studios’un filmleriyle ilgili belirgin özelliklerinden birisi de, çeşitli türleri tek bir çatı altında toplayabilmesidir. Bu yapımda da çılgın ve aksiyon dolu bir macera sizleri bekliyor.

İyi Seyirler Dilerim

EFE TEKSOY